6.4.09

Dead Space



Çıkış tarihi: Konsollar: 13 Ekim 2008 PC: 20 Ekim 2008
Tür: Aksiyon
Platform: PC, PlayStation 3, XBOX 360
Yapımcı: Electronic Arts
Türkiye distribütörü: Aral

İyi bir korku oyununun temel parçaları nelerdir? Karanlık, kimsenin olmadığı ürkütücü mekanlar, ayak sesleri ve sevgilisini kurtarmaya çalışan bir kahraman. Electronic Arts tüm bu içeriğin yanına bir kaç yenilik ekleyerek Dead Space’i ortaya çıkarttı. Klasik korku temasının dışında sıra dışı silahlar ve parçalanan düşmanlar bu yeniliklerden bazıları. Tabii böyle bir oyun ürpertici ve gerilim dolu bir mekan ister. İşte USS Ishimura da tam böyle bir yer. Taşıdığı bin kişinin bir anda yok olduğu, uzay boşluğunda dolaşan kocaman bir uzay gemisi.

Biz de Isaac Clark olarak takımımızla beraber bu gemiye çıkıyoruz. Ancak takım arkadaşlarımızın ölmesiyle gemide yalnız kalıyoruz. Başlangıçta „Bu geminin personeline ne oldu“ sorusu zamanla yerini „Bu geminin personeli neye dönüştü“ sorusuna bırakıyor. Olaylar öyle bir hal alıyor ki, kendi kendimizi vurarak bile bu cehennemi terk etmek mümkün olmuyor. Çünkü USS Ishimura’da görev yapan sevgilimiz belki de hala yaşıyordur diye ümit etmekten kendimizi alamıyoruz.

Dead Space buraya kadar sıradan bir korku filmi izlenimi uyandırıyor olabilir. Belki de hikayenin bu kısmı gerçekten böyle. Fakat belli bir noktadan sonra oyunu Resident Evil’in bir taklidi olmaktan kurtaran yenilikler başlıyor. Örneğin dar ve karanlık koridorların yanında, geniş ve bizi korkutmayı başaran ışıklarla aydınlanmış odalara giriyoruz. Stokların tutulduğu bu geniş yerler bir hayli ürpertici olabiliyor.

Dead Space yüzlerce düşman ile dolu, klasik bir aksiyon oyunu değil. Oyun sırasında çevreden gelen o tehlikeli hava çok daha önemli. Etraftan gelen sesler ve korku müziği oyunu açık bırakıp yatan oyuncuların kabuslarla dolu bir gece geçirmelerine neden olabilir.

Peki bu korku dolu gemiden çıkabilmemiz ne kadar kolay? Aslında çok da kolay değil. Kullanmamız gereken yöntem biraz farklı. Yaratıklar karşısında yapabileceğimiz çok fazla şey yok. Bu nedenle oyunda önümüze çıkan her şeyi kesmemiz, parçalamamız ve yakmamız gerekiyor.

Oyunun hemen başında alacağımız lazer silahı, uzun bir süre karşımıza çıkan her türlü yaratığa karşı etkili olmamızı sağlıyor. Aslında yaratıklarla başa çıkma yolumuz biraz farklı. Gizemli bir hastalıkla doğa üstü yaratıklara dönüşen gemi personelinden kurtulmak için, kafalarını uçurmak maalesef yeterli olmuyor. Hatta bazen uçuracak bir kafaları bile olmuyor. Bu yüzden oyunda bir yaratığı etkisiz hale getirmenin en iyi yolu onu parçalara ayırmak ve yakmak.

Yaratıkları etkisiz hale getirmek için bir kasabın tavsiyelerine ihtiyacımız yok. Kesmek ve parçalamak için oyun bize yeterince yardımcı oluyor. Hedefi tam ve kesin kesebilmek bir kaç denemeden sonra çok daha kolay bir hale geliyor. Bu kadar vahşice anlatmak belki garip gelebilir fakat yaratıkları karşımızda bize saldırmaya çalışırken gördüğümüzde, kimin daha vahşi olduğunu anlamak pek zor olmuyor.

Yaratıkların saldırı için farklı yaklaşımları olabiliyor. Kimi daha hızlı geliyor kimiyse daha sinsi olabiliyor. Zombi misali canavarlar bazen birden çıkabiliyor, bazı zamanlardaysa bir ipin üzerinden yavaşça süzülerek üzerimize gelebiliyor. Bir de çekirge yapılı yaratıklar var. Onlar vücudumuza yapıştıklarında ölene kadar peşimizi bırakmıyor.

Dead Space içinde vahşi saldırıların bulunduğu bir korku oyunu. Duvarlardan bir tümör gibi büyüyen yaratıklar, şeytana benzeyen garip mahluklar ve üzerimize gelen zombi misali canavarlar. Yani kısaca oyun, yanında cips, abur-cubur gibi şeyler yenilebilecek türden değil.

Canavarlar parçalandığında içlerinden çıkan maddeler bazen ortalığı karıştırabiliyor. Aslında bu durumu lehimize kullanmak mümkün. Örneğin içinde patlayıcı madde bulunan yaratıkları parçaladığımızda etraftaki diğer yaratıkları da yok edebiliyoruz. Bütün yaratıkları aynı şekilde düşünmek çok büyük yanılgı olabilir. Bazı yaratıkların içinden yüzlerce çekirge çıkabiliyor.

Isaac’in parçalama, kesme ve yakma işlerinden başka özel yetenekleri de var. Aslında bu yetenekler daha çok uzay giysisinden kaynaklanıyor. Giysiyi gemide bulduğumuz özel parçalarla geliştirebiliyoruz. Örneğin bir eklentiyle yaratıkları dondurabilme özelliği kazanabiliyoruz. Fakat bu özellik enerji sorunu yaratabileceğinden, sadece gerekli durumlarda kullanmakta fayda var.

Ağır manyetik ayakkabılar sayesinde uzay boşluğuna çıktığımızda gemi üzerinde dolaşabiliyoruz. Tasarımcıların en iyi yaptıkları işlerden biri de gemi dışındaki bu yürüyüşler. Oyunun gemiden dışarıya doğru genişlemesi çok iyi düşünülmüş. Böylelikle mekan daha da büyük hale gelmiş. Ancak gemi dışındayken yer çekimi olmadığı için yaratıklar her yönden saldırabiliyor.

Dead Space‘de korku öğelerinin ve yaratıkları yok etmenin dışında oyunu canlandıran fazladan görevler de mevcut. Ara sıra yavaşça çöken sistemi kendine getirmek için veya geminin işleyişini kimi yerlerde lehimize döndürmek için, bazı parçaları bulup doğru yere koymak gerekebiliyor. Örneğin altından geçebilmek için bir vantilatörü yavaşlatmak gerekebiliyor.

Yaratıkların tasarımı ve hareketleri hayal gücünün sınırlarını aşıyor. Animasyonlar çok gerçekçi. Beklenmeyenlerin gelmesi oyunu zenginleştiriyor.

Oyunun genel havası tam bir korku klasiğini andırıyor. Kullanılan mekanizmaların ekran üzerindeki görüntüsü ve bilgileri saheneleri pek etkilemiyor. İyi düşünülmüş yerleşimler havayı bozmuyor.

Dead Space korku oyunu sevenler için çok doğru bir seçenek. Oyundaki vahşilik biraz aşırı da olsa, kolay kullanım ve oynanabilirlik oyunu zirveye taşıyabilir.

0 Comments: